Romantik Sözler

Bu sayfamızın içeriğinde:anlamlı romantik sözler, güzel romantik sözler, romantik sevgi sözleri, romantik sözler, sevgiliye romantik sözler yer almaktadır.

Dünyada 2 renk gül olsun, biri kırmızı diğeri beyaz. Sen beni unutursan kırmızılar solsun, ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun.

Bazen “o” senden daha fazla mutlu olsun diye, mutsuzluğu göze alabilirsin. Hatta çok güzel mutsuz olabilirsin.

Sen daha benim, senin için neler yapabileceğimi görmedin. Seni çok sevebilirim mesela…

Eğer dönüp gittiğinde arkandan gelmiyorsa, o zaman dönüp giderek doğru şeyi yapmışsın demektir.

İnsanlar değerli olmayı unuttular, önemli olmaya çalışıyorlar.

Hayatta kimseye güvenmeyeceksin’ demek saçmalıktır inan.  http://www.bilgien.com/blog/romantik-sozler/Ama kime ‘iki defa güveneceğini’ hesaplamalı insan.

Aklımda olduğun sürenin yarısı kadar yanımda olsan, hiç sorun kalmayacak gibime geliyor.

Çekirdek tabağının içinde kabuğu soyulmuş bir çekirdek görüp, mutlu olan insanı, siz mutlu edemiyorsunuz ya hiçbir şey demiyorum.

Sana verebileceğim pek bir şey yok aslında; çay var içersen, ben var seversen, birde yol var gidersen.

Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben; gözlerinin daldığı yerdeyim.

Aynı şehirde sen varsın, ben varım, biz yokuz.

Belki de aşk; ayranın yanında çikolata yemek gibiydi. Biraz tatlı, biraz tuzlu…

Çok fazla sevmeyin! Ben denedim tahammül edemiyorlar.

Daha iyilerine layıkmışım… Kendim için doğru kararlar verebiliyor olsam senle ne işim olur zaten./www.bilgien.com

Eğer yağmur yağınca içeri gireceksen, seninle gitmem uzak ülkelere.

Fazla abartmayın. Çünkü yerlere göklere sığdıramadığınız aşk, bir gün bir hoşçakala sığacak.

Belki de hayatımızı değiştirecek insanlar yolda yürürken sessiz sedasız geçmişlerdir yanımızdan.

Uyudun mu?” diye yazılır, “Ne olur uyumamış ol, konuşmaya ihtiyacım var” diye okunur.

Herkes dış görünüşünü beğenebilir, ama birinin seni sevmesini ve yanında kalmasını sağlayan şey, karakterindir.

Artık hep hayal ettiğimiz yeni bir başlangıcı değil; Hiç düşünmediğimiz mutlu bir sonu istemeliyiz.

Bazen hoşçakal demen gereken zamanlar vardır. Acıtmasına rağmen, denemeyi öğrenmelisin.

Olmuyorsa, olmuyordur! Gönlün rahat mı? Elinden geleni yaptın mı? Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın.

Mutlu anlarda herkes birlikte olur. Mühim olan mutsuzluğu da paylaşabilmek.

Birgün, bir rüzgar eserse oralara. Benim sana olan sevgimi fısıldarsa kulağına, unutma! Sende bana bir tutam sevgi yolla.

Nerede aşk varsa, orada mutlaka bir de yalnız biri vardır.

Kadınlar beğenince değil, güvenince âşık olur.

Nasıl bir devirse artık; “düzenli ilişki” arayışında olanlar, “düzenli hayal kırıklığına” uğrayan mağdurlar oldular.

Sevgi zayıflıktır derdi hep babam, belki haklıydı da. Yeniden başlamak istiyorsan güçlü olman gerek, sevdiklerini unutman gerek.

Bir adım atıyorsanız, bir sonraki adımı karşı taraftan bekleyin. Atmıyorsa üstüne düşmenin hiçbir anlamı yok.

Sonra aldım karşıma ve dedim ki; Sevmek mi sevilmek mi? İstersin.

Kızgın dahi olsa, konuşuyorsak sorun yok ama sustuysak problem çok ama çok büyük demektir.

Sanki hiç pişman olmamışım gibi, hayat karşıma ‘seni pişman ederim’ diyenleri çıkartıyor.

Onu tanıdıktan sonra; öncekilere seni seviyorum dediğin için pişman olursun.

Bazıları konuşmaz; gözlerine 5 saniye bakar, ömründen 5 yıl gider.

Kendine iyi mi bakarsın, üstün açık mı uyursun, montsuz dışarı mı çıkarsın, Allah belanı mı verir, beni ilgilendirmez artık.

Şarkılara neden “parça” dendiğini biliyor musun? İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik yanını tamamlıyor.

Daha önce acı çekmiş biriyle beraber olun. Çünkü onlar mutluluğun değerini iyi bilirler.

Neden aynı duyguları hissettiğim insanlarla farklı şehirlerdeyim ki?

Sen istediğin kadar unutacam diye uğraş, nasılsa bir şarkı çalar kulağına bir yerlerden ve tekrar hatırlarsın.

Kokusuyla, sesiyle, dokunuşuyla… Aslında sadece varlığıyla bile huzur verebiliyordu.

Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke, sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak.

Yazık olmadı. Yazık ettin. Sen tarafından bitirildik biz. Kötü bitti hikâyemiz.
Zaten gözlerime bakabilsen, her şeyi anlatıyor.

Gel! Bekliyorum, Kalbimi kır yine, canımı yak! Daha da acıt hatta. Seni başkasıyla düşünmekten daha fazla acıtmaz sonuçta.

Kıskançlık falan değil ki bu. Benim olanı başkasıyla paylaşamam. O kadar.

O kadar yoruldum ki artık hiçbir şeye şaşırmıyorum. Ve umurumda değil hiç kimse, Ne halim varsa görmekle meşgulüm.

Ve sen hiçbir zaman sol anahtarı yaptıracak bir çilingir bulamazsın bana kalırsa sen, ömrünün sonuna kadar, o şarkının kapısında kalacaksın!

Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin, ranzalarına yazdıkları “anne” kelimesi kadar masum olmalı aşk.

Kendine güvenip, ağzı laf yapanlara Laf yaptığı içinde kendini adam sananlara kısa bir hatırlatma Lafla adam olunmuyor.

Adam gibi sevmelerin yasaklandığı bir yerde, ne kadar seversen o kadar acı çekersin. Sonra mı? Çektiğin acıyla kalırsın işte.

Sen, bir matematik eşitsizliğinde bilinmeyensin. Anlaşıldı; ‘yalnız bırakarak çözeceğim seni.

Sana kavuşmak değil niyetim, merak etme! Yolda bir dilenci görsem para bile vermiyorum ‘Allah sevdiğine kavuştursun’ der diye.

Belki de sen haklısın, gitmek en kolayıdır aslında; “ama gittiğin yerde aradığını bulamazsan, dönmek koymaz mı insana.

Her erkek zeki, güzel, anlayışlı ve onu çok sevecek bir kadın ister. İyi güzelde adama sormazlar mı, bunları hak edecek ne yaptın.

Seninle karşılaşmam hayatımın en büyük hatasıydı ve sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için helal ediyorum hakkımı!

Eski sevgiliden kalan yarayı, masum bir kızla kapatmaya çalışma. Çünkü bir gün o namusuyla oynanan kız, senin kızın olabilir.

Zaman içine atıldığımız şiddetli ve değişmez bir debisi olan azgın bir nehirdir ve kaybolmak mutlaktır bir yerinde zamanın. İşte ölüm diye bildiğimiz şey de bundan başka bir şey değildir.

Yıkılıyorum her geçen gün yokluğunun üstüne.

Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine de seviyorum…

Yakınlık, uzaklıktan daha sıkıntılıdır. Çünkü her yakınlıkta kaybetme korkusu, uzaklıkta ise kavuşma ümidi vardır.

Küçükken annem, yerde ekmek görünce: yükseğe koy kuşlar yer derdi. Sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk, acaba kuşlar mı yedi?

Üç harf yan yana kaç şekilde gelir bilir misin? Aşk dersin. Sen dersin. Ben dersin. Sen, ben biter; biz dersin. Gün gelir git dersin. Peki dur kelimesinden haberdar değil misin? Dur demeyi bilmez misin?

Git demek kolay, dur diyebilecek kadar yürekli misin?

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak…

Her ne bekliyorsan bu saatte gelmez, hadi yat artık. Hem uyumak, bir çeşit unutma biçimidir.

Gül bahçesinde geçse de ömrüm, inan üstüne gül koklamam gülüm, seni koklamak olsa da ölüm, uğrunda ölmeye değer gülüm.

Öyle bir çık ki karşıma, her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.

Sadece ulaşılamamış olan aşk romantiktir.

Beni bu kadar çok düşünme lütfen, sonra arayıp sormayı unutuyorsun.

“Uyuma ya konuşalım” diyen biri olsaydı hayat belki de daha güzel olabilirdi…

Her insan bir kere vurulur sırtından bu hayatta. Çünkü her kardeş, her dost, her sevgili bir parça vicdansızdır.

Senin neler yaşadığını bilemem. Ama yaşayacaklarına ortak olabilirim.

Aşk için elbette tensel çekim şart; ama hislerini yalnızca tene bağlarsan tenden öteye geçemez, ruha işleyemezsin. Ten biter, aşk da gider.

İlk özür dileyen en cesurdur, ilk affeden en güçlü, ilk unutan en mutlu…

Âşık olduğun kişi hep başkasına âşıktır. Zaten sende nedense hiçbir zaman sana âşık kişilere âşık olamazsın.

Sizi bilmiyorum ama ben pişmanlık duyan, utanabilen insanları çok seviyorum.

PAYLAŞ

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir