Özlü Güzel Sözler

Bu sayfamızın içeriğinde: büyük seçme sözler, güzel sözler, özlü güzel sözler, özlü sözler, seçme güzel sözler yer almaktadır.

İnsan dilini, dişlerinin içinde korumalı.

Aceleci sinek, süte düşer.

Acelecilik, her işte hatayı getirir.

Acele hareket, yalnızca sinek avlamaya yarar.

Yayılın çimenlerin üzerine Acele edin. Er veya geç, çimenler yayılacak üzerinize.

Acele işe, şeytan karışır.

Acelecilik, yavaşlatır.

Acele bir ağaçtır, meyvesi pişmanlıktır.

Dikkat ve temkinli hareket etmek Allah’tan, acele etmek ise şeytandandır.

Akıl gibi mizan, kanaat gibi hazine, fazilet gibi ayna olamaz.

Akıl bilgiden mahrumsa, en büyük filozoflarda bile, son derece dengesiz bir şeydir.

Allah, mahvetmek istediği kimsenin önce aklını alır.

Aklın ve deneyimin, ak saçlıların ki gibi; ama yüreğin,masum çocukların ki gibi olsun.

Akıl yaşta değil baştadır. Doğru bir söz fakat aklı da başa yaş getirir.

En zavallı insanlar bile, akıldan yana paylarına razıdırlar.

Kendi aklını kullanmayan insan, kitapların en güzeline de inansa, özgür düşünemiyor demektir.

Aklın bağlamadığı dostluğu, akılsızlık kolayca çözebilir.

Aklın gönül rolünü oynaması, uzun sürmez.

Aklımın sakat olmadığına benim bulduğum en iyi yanıt; kendime az değer verişimdir.

Akıl; nimetlerin en büyüğü, dünya ve ahret; şereflerin en yücesidir.

Akıldan büyük hazine, cehaletten daha ileri fakirlik, danışmaktan daha kuvvetli destek yoktur.

Boynuzu olup da, aklı olmayan öküzden korkarım.

Pirenin midesini tanzim eden, manzume-i şemsiyeyi de o tanzim etmiştir.

Yegâne sermayeleri zaman olan in sanların akılları; tek güç kaynağıdır.

Memleket yalnız adaletle ebedileşir ve adaletsizlikle yıkılır.

Adaletsizliği işleyen, çekenden daha sefildir.

Adalet nerede hesap sorarsa, merhamet orada haklarını kaybeder.

Adalet, hareket eden doğruluktur.

Aşırı adalet, aşırı adaletsizliktir.

Adalet mülkünden kim yüz çevirse, ona âkil demez akıllı kimse.

Adaletsiz düzen olmaz. İnsanlar için ideal düzen, onların mutluluğundadır.

Bir rejim; halkın adalete inanmaz bir noktaya gelince,o rejim mahkum olmuştur.

 Kılıcın Yapamadığını Adalet Yapar.

 Adaletin hakim olduğu yerde, silahın yeri yoktur.

 Adalete herkes, her an için muhtaç bulunmaktadır. Bunun için adaletin hürmet telkin etmesi, itimat ilham eylemesi lazımdır.

 Bir toplumda suç varsa, orada adalet yoktur.

 Hayatımın en mühim prensibi, kimseye hiçbir şekilde adaletsiz davranmamaktır.

 Adaletin olduğu yerde derman bulunur her derde.

 Bir memlekette adalet müessesesi sağlam kaldıkça, diğer herhangi bir müessesenin ciddi surette bozulması- na imkan kalmaz.

 Adaletsizliklerin en büyüğü, adil olmayıp adil gibi görünmektir.

 Mühendislik hesaplarına uyulmadan yapılan bir bina nasıl yıkılırsa, ebedi bir kanun olan adaletten mahrum bulunan imparatorluklar da öylece çökerler.

 Adalete herkes, her an için muhtaç bulunmaktadır. Bunun için adaletin hürmet telkin etmesi, itimat ilham eylemesi lazımdır.

 Adaletin olmadığı yerde hürriyet olmaz, hürriyetin olmadığı yerde adalet bulunmaz.

 Adaletin hedef ve gayesi, eşitliği sağlamaktır.

 Adalet ve kanunlar, en katı yüreklilere bile kendilerini duyururlar.

 Adalet, mülkün temelidir.

 Adaletsizlik eden, adaletsizliğe uğrayandan daha mutsuzdur.

 Adalet nerede hesap sorarsa, merhamet orada haklarını kaybeder.

 Kadı mürteşî olursa, tabiîdir ki adalet mezada çıkar.

 Adaletin kılıcı ile vuran kol, ne kadar zayıf olursa olsun, yine de kuvvetlidir.

 Hayatımın en mühim prensibi, kimseye hiçbir şekilde adaletsiz davranmamaktır.

 Eğer adalet kaybolursa, insanların dünyada yaşamalarının manası kalmaz.

 Adalet, halkın gıdasıdır. İnsan, ona daima muhtaçtır.

Alın teriyle ıslanan toprak, kurumaz.

 En çok bolluk getiren yağmur, alın teridir.

 Alın teriyle kazanılan kutsal ekmek, başı boşluğun getirdiği ekmekten daha tatlıdır.

 İnsanlar kötülüğe yığınla akın eder, çünkü yol düz ve kısadır,fakat iyiliğin önüne Allah alın terini koymuştur.

 Büyük olmanın yolu da, deha gibi çalışma ve alın terinden geçer.

 Alın teriyle kazanılan kutsal ekmek, başı boşluğun getirdiği ekmekten daha tatlıdır.

Barışta oğullar babalarını, savaşta babalar oğullarını gömer.

 En kötü babalar kimlerdir bilir misiniz? Gençliklerinde yaptıklarını unutanlar.

 Bir baba, yüz evlada bakar da yüz evlat bir babaya bakamaz.

 Babanın gizlediği şey, oğulda açığa çıkar.

 Evlat, babasından yalnız para mirası beklemez, en mühim intikal namustur

Hiçbir insan,kollarında bir çocuk tutan anne kadar çekici ve birkaç çocuk arasındaki bir anne kadar saygıya layık değildir.

 Anneler, her şeyi görmeseler bile kalpleriyle duyarlar.

 Hiçbir süs ve makyaj bir kadını, analık sevgisi kadar güzelleştiremez.

 Cennet anaların ayağının altındadır

 Bana iyi analar veriniz, size iyi vatandaşlar vereyim.

 Kızlarını (geleceğin analarını) okutmayan milletler, oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmiş demektir.

 Ana ailenin güneşidir. Bir ailede o olmazsa orada büyüyen çocuklar gölgede kalmış meyveler gibi olgunlaşmazlar.

 Dünyada her güzel şey kadının (ananın) eseridir.

 Evlat, babasından yalnız para mirası beklemez, en mühim intikal namustur.

 Babanın gizlediği şey, oğulda açığa çıkar.

 Barışta oğullar babalarını, savaşta babalar oğullarını gömer.

 Bir baba, yüz evlada bakar da yüz evlat bir babaya bakamaz.

 En kötü babalar kimlerdir bilir misiniz? Gençliklerinde yaptıklarını unutanlar.

İnsanın zekâsını gizleyebilmesi, büyük bir zekâyı gösterir.

 Zekasını inkar edenin büyük zekası var demektir.

 Zekâsını inkâr edenin, büyük zekâsı var demektir.

 Zekânın karşısında insan ezilir, iyi davra nış ve şefkat karşısında ise diz çöker.

 Dünyayı idare eden tek şey, zekâdır.

 Zekâ; kendini faaliyete geçirmek için muhtaç olduğu araçlardan yoksun olursa, ortaya çıkamaz.

 Zeki olmak, kendi duyma ve düşünme şeklini tanıdıktan sonra, bütün ötekilere kendininkileri uydurabilmek demektir.

 Zekâları yenen güç silah değil, ruhun büyüklüğüdür.

 Birinci sınıf bir zekanın göstergesi,,iki karşıt görüşü aynı anda akılda tutabilme yeteneğidir.

 Zekâmızın ölçüsü, neyi nasıl yapmayı bilmek değildir. Neyi nasıl yapmayı bilmediğimizde nasıl davrandığımızdır.

 Çoğu kadınların zekâları, akıllarından çok deliliklerini güçlendirmeye yarar.

 Dünyada ki nüfus sürekli artar ama toplam zekâ sabit kalır.

 Büyük zekâlar, birlikte düşünür.

 Zeki kız, konuştuğu erkekten daha az şey bilendir.

 Yaşayan insanların zekâsı, ölmüş insanlarla en iyi münasebeti kitaplar yoluyla kurar.

Vatan sıhhate benzer, değeri kaybedilince anlaşılır.

 Vatan için katlanılan ölüm kadar tatlı ve şerefli bir ölüm var mıdır?

 Barış milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur. Fakat bu kavram bir defa ele geçirilince daima bir dikkat ve itina ve her milletin ayrı ayrı hazırlığını ister.

 Vatan için ölmek de var, fakat borcun yaşamaktır.

 Vatan aşkını artırmak için en emin yol, bir müddet yabancı bir memlekette kalmaktır.

 Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

 Vatan sevgisi imandan gelir.

 İnsan vatanını sever, çünkü hürriyeti, rahatı, hakkı vatan sayesinde kaimdir.

 Vatanımızı sevelim; orası babalarımızın da ülkesidir.

 Vatan sevgisi imandan gelir.

 Vatan, çalışkan insanların omuzları üstünde yükselir.

 Eğer vatan tehlikede ise, her şey vatana aittir.

 Türklerden başka dini ve vatanı uğruna canını vermeye hazır asker görmedim.

 Benden eğerimi isteyiniz vereyim, atımı isteyiniz vereyim. Fakat vatanımdan hiç kimse bir karış toprak istemesin veremem.

 En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir.

Görev ile hak, müşterek anneleri hürri yet olan iki kardeştir. Onlar aynı günde doğar, büyür, olgunlaşır ve kaybolurlar

 Sakın “hakkım var” deme. Hak yok, vazife vardır.

 Vazife ile hak, anneleri hürriyet olan iki kardeştir. Onlar aynı günde doğar, büyür, olgunlaşır ve kaybolurlar.

 Vazife duygusu, en büyük terbiyeci güçtür.

 Görev, içinde bulunduğumuz zamanın bizden istediği şeydir

 Yüklendiğimiz vazife ne kadar zahmetli olursa, ruhumuzu o nispette eğitir ve yüceltir.

 Görevini tam yerine getirmemiş olanın; vicdan yarasına ne mazeretin çaresi, ne ilacın şifası çare getirmez.

 Vazife, insanın başkalarından beklediği şeydir, kendi yapacağı şey değil.

 Eğer herkes, bir fert olarak kendi vazifesini başarır, kendi meslek ve sanatında gayret gösterirse, o zaman umumun refahı temin edilmiş olacaktır.

 En önemli vazifelerimizden biri de; kulak larımızı, sözlerimize duymaya alıştırmaktır.

 Görev; büyük şey yapmak değil, gerekeni yapmaktır.

 Bize vazifenin öğretilmesinden ziyade, sevdirilmesi gerektir.

 Görevin öğretilmesinden önce, sevdirilmesi gerek.

 Görevini bulan insan mutludur, başka nimet istemesin.

 Unuttuğumuz her görevle, öğreneceği miz gerçeğin üzerine bir perde örtmüş oluruz.

 Bütün sözlerin en tatlısı; övgüdür.

 Bimâra iltifatı tabibin, deva gelir.

 Gökyüzünde yıldız çok ay birtane yeryüzünde insan çok sen birtane

 Birisi mutluluğuyla ya da erdemiyle övünüyor, böbürleniyorsa; onda bunun ikisi de yok demektir.

 Herkesin sizden iyi bir şekilde bahsetmesini mi istiyorsunuz? Öyleyse kendinizi övmeyin.

 Övme, onun zevkini tadanları ifsat etmekten başka bir işe yaramaz.

 Bir kimseyi sahip olmadığı sıfatlarla övmek, onu kibarca yermek demektir.

 Sana senden gelmemiş özelliklerle, asla öğünme.

 Övülmeye ve sevgiye ancak korkaklar, ben herkesin bildiğinden daha iyiyim diyebilmek için düşkündürler.

 Hakkımızda söylenen takdirleri kabul etmek istemeyişimiz, iki kere övülmek arzusundan başka bir şey değildir.

 Erkekler kadınları övmek istediler mi, övgüden yola çıkar, yergiyle bitirirler.

 Hakkımızda yapılan övgüler hiç değilse, erdem yolunda devam etmemizi sağlar.

 Dünya sevgisinin alâmeti ikidir; Övülmek ve yerilmek korkusu.

 Övülmek isterseniz, alçak gönüllülüğü yem olarak kullanabilirsiniz.

 Bir adamı övmek, onu boğazlamaktır.

 Sevgi ile saygı, yapışık ikizler gibidir. Ayrılırlarsa ölürler.

 Saygılı evlat, iyi koca olur.

 Saygı olmayan yerde, aşk da olmaz.

 Saygı olan yerde korku olur ama korku olan yerde her zaman saygı olmaz.

 Saygı görmek istiyorsan, saygı değer ol.. Çakıl taşlarından kolye yapmazlar.

 Saygı,çok kere korkunun söylenmeyen şeklidir.

 Bir dostunuz yemiş bahçesinde geziyor sa, dalgın görünmeniz en büyük nezakettir.

 İnsan kendi inancına saygısızlık etmeden, düşman bir inanca saygı duyamaz. Her fikre hürmet ettiğini söyleyenler, fikirsizdirler.

 Kırkayak üzgünmüş. Niye bozuluyorsun diye sormuşlar. Yanıt vermiş; Dünyada nezaket kalmadı,kalabalık yerlerde herkes ayaklarıma basıyor.

 Nezaketle başlayan arkadaşlığın kökleri kolayca sökülebilir.

 Her şey incelikten, yalnız insanlar; kabalıktan kırılırlar.

 İncelik, aslında bir tür akıl okumadır.

 Nazik bir adam,anlatılan hikayeyi her zaman ilk defa duyan bir kişidir.

 Kişinin kendi nefsine göstereceği saygı, saygıların en büyüğüdür.

 Yaşantımızın büyük bir kısmını, başkalarının saygısını kazanmak için harcarız. Ama kendimize olan saygımızı kazanmak için,çok zaman harcarız.

 Kahramanca ölmekten çok, kahramanca yaşamak zordur.

 Hakiki kahraman, kendi menfi taraflarını bile müspet bir kudret yapandır.

 Her kahraman sonunda sıkıcı tiplere dönüşür.

 Kahraman, çevresine ölüm yaymaz, ama ölüme meydan okur.

 İnsan ortalığı kırıp geçirmeden de kahraman olabilir.

 Kahraman için asıl şeref; yabancıları aç koyup sefalete düşürmek değil, devleti uğrunda açlığa da sefalete de katlanmaktır. Çevresine ölüm yaymaz, ölüme meydan okur.

 Kahramanlık, ruhun bedene karşı kazandığı zaferdir.

 Kahramanlara tapınma, insan özgürlüğüne en az saygı duyulan yerlerde doruklara çıkar.

 Kahraman; menfaat endişesi duymaksızın, fedâkar olandır.

 Yazık kahramanlara gerek duyan ülkeye.

 Yurdu kurtaran adam, hiçbir kanunu ihlal etmiş sayılmaz.

 Kahramanlar, ecelden önce ölür.

 Güç olan kahramanca ölmek değil, kahramanca yaşamaktır.

 Herkes kahraman olamaz, kimilerinin de onları alkışlaması gerekir.

 Kahramanlık, hatada ısrar etmektir

PAYLAŞ

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın